1
 22 Eylül 2026

16-17 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Excellence Hubs Odak Grup Eğitimi, katılımcıları Ufuk Avrupa’nın en rekabetçi çağrılarından birine bu kez masanın diğer tarafından, değerlendirici gözüyle bakmak üzere bir araya getirdi. 2023 döneminde 3.254 kuruluşun yer aldığı 194 proje önerisinden yalnızca 11’inin destek almaya hak kazandığı ve başarı oranının yüzde 5,7’de kaldığı Excellence Hubs çağrısında Türkiye dikkat çekici bir performans gösterdi. Desteklenen projelerin üçünde Türkiye’den ortaklar yer alırken, ikisinin koordinatörlüğünü Türkiye’deki kuruluşlar üstlendi; 18 Türk kuruluşunun aldığı toplam AB katkısı ise 4,9 milyon avroya ulaştı. İki günlük eğitim, bu deneyimi yeni başvuru hazırlıklarına taşırken katılımcılara yalnızca çağrının beklentilerini değil, bir proje önerisinin değerlendirici masasında nasıl okunduğunu da uygulamalı olarak görme fırsatı sundu.

 

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen Ufuk Avrupa’da Türkiye Teknik Destek Projesi kapsamında düzenlenen program, etkinliğin koordinasyon görevini de yürüten Ufuk Avrupa WIDERA Ulusal İrtibat Noktası Merve Aydemir Aydın’ın açılış konuşmasıyla başladı ve Dr. Tuba Bircan’ın eğitmenliğinde devam etti.

 

Excellence Hubs’ın diğer Widening araçlarından ayrıldığı noktalar, çağrının ekosistem yaklaşımı, uygunluk koşulları ve değerlendirme mantığı ele alınırken, teorik çerçeve gerçek proje deneyimiyle de desteklendi. 2023 çağrısında Türkiye koordinatörlüğünde desteklenen iki projeden biri olan ECHO, programın önemli örneklerinden birini oluşturdu. Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ozan Erdinç ve ECHO Projesi’nden Selin Doğrusöz, altı ülkeden 24 ortağı bir araya getiren ve 5 milyon avro bütçeye sahip projenin nasıl şekillendiğini, öneri geliştirme sürecini ve koordinatörlük deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Programın önemli bir bölümünü uygulamalı çalışmalar oluşturdu. Katılımcılar daha önce desteklenmemiş gerçek bir proje önerisinin özetini puanlayarak kendi değerlendirmelerini gerçek değerlendirici yorumlarıyla karşılaştırdı. Ardından kasıtlı olarak çeşitli zayıflıklar içeren hedefler, metodoloji ve iş planları üzerinde çalışarak hangi eksikliklerin bir önerinin değerlendirmesini doğrudan etkileyebileceğini tartıştı.

İkinci gün çalışmalar konsorsiyum yapısı, etki ve uygulama boyutları üzerinden devam etti. Desteklenmiş ve desteklenmemiş örneklerin yan yana incelenmesiyle, benzer bilimsel niteliğe sahip önerilerin değerlendirme sürecinde hangi noktalarda birbirinden ayrışabildiği ele alındı.

İki günlük eğitimin son oturumunda ise katılımcılar bu kez değerlendirme panelinin üyeleri olarak masaya oturdu. Küçük gruplar halinde aynı proje önerisini değerlendiren ekiplerden ortak bir puana ulaşmaları ve kararlarını gerekçelendirmeleri istendi. Aynı önerinin farklı masalarda farklı değerlendirmelere yol açması, programın en canlı tartışmalarından birini beraberinde getirirken katılımcılara değerlendirme kriterlerinin uygulamada nasıl yorumlandığını doğrudan deneyimleme fırsatı sundu.

Etkinlik, TÜBİTAK’ın proje hazırlık süreçlerini desteklemek üzere önümüzdeki dönemde düzenleyeceği Ulusal İrtibat Noktası bilgi günleri ve proje pazarı etkinliklerine ilişkin bilgilendirmesiyle sona erdi.